astım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
astım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7/14/2008

YAZ VE KALP HASTALIKLARI

Kalp Hastalarının Hastalıkları Gereği Yaşam Boyu Dikkat Etmeleri Gereken Bazı Kurallar Vardır.

Bunlar Çoğu Kez Hastalar Tarafından Yeni Bir Yaşam Şekli Olarak Algılanır. Mümkün Olduğunca Da Uymaya Özen Gösterilir.

Her Mevsimin Kendine Özgü Güzelliği Ve Özelliği Vardır. Kışın Karı Ve Soğuğu Ile Yazın Sıcağı Ve Denizi Bunların Başında Gelir.

Kalp Hastası Olan Kişi Yazın Ve Denizini Çok Seviyor Da Olsa, Kendini Mümkün Olduğunca Sıcaktan Ve Yaz-Deniz Keyfi Adına Yorgunluktan Korumalıdır. Bu Nedenle Sıcağın Ve Koruyucu Hareketlerin Sakıncalarına Kısaca Değinmek Uygun Olur.Sıcaklık Ve Deriİnsanlar Içinde Bulundukları Ortama Uyum Sağlamada Kendilerine Yardımcı Olan Donanımlara Sahiptirler.

Çevrenin Ve Kendi Vücut Isınlarının Durumuna Uyum Sağlamada Deri Çok Önemli Bir Rol OynarDeri, Damarlarının Durumunu Ihtiyaca Göre Ayarlayarak Damarların Genişlemesi Veya Damarların Daralmasını Sağlayarak Çevrenin Sıcağına Uyum Sağlar. Kişinin Sıcağa Uyum Göstermesinde Terleme Ve Titremeninde Önemli Bir Ayarlayıcı Rolü Vardır.

Deri, Normal Koşullarda Normal Isıdaki Ve Istirahatteki Erişkin Bir Insanda Kalp Debisinin % De 5-10′U Kadar Bir Kan Taşır. Isının Artmasıyla Deri Kanlanması Artar.Aşırı Isı Artması Hallerinde Kap Debisinin % 50-60′I Deriye Gider. Bu Gibi Hallerde Derinin Sempatik Vazokonstriktör Sinirleri Arayıcılığı Ile Çeşitli Refleks Yollar Sayesinde Dolaşım Düzenlenmesi Yapılarak Kontrol Altına Alınır.

Yazın Aşırı Sıcaklarda, Sıcağa Uzun Süre Maruz Kalmakla En Sık Görülen Aşırı Halsizlik, Yorgunluk Hatta Bitkinlik Düzeyindeki Tablolardır. Sıcak Çarpması (Güneş Çarpması) Bu Durumlardan Biridir.
Ortamın Isısının Artmasıyla Kişinin Deri Ve Çeşitli Organlarında Oluşan Temel Değişiklikleri Şöyle Özetleyebiliriz.

1- Dolaşimda ,Kanin Büyük Kismi Deriye Yöneldiği İçin Derinin Kan Akimi Ve Kan Miktari Artar.
2- Kalb Debisi Ve Atim Hacmi Azalir.
3- Arteriyel Kan Basinci ( Tansiyon ) Düşer.
4- Karin İç Organlarinin Kanlanmasi Azalir.
5- Kaslarda Kan Akimi Azalir.
Bu Değişiklikler Yorgunluk Yaratabilecek Düzeyde Güç Sarfiyatını Gerektiren Her Türlü Beden-Sel Faaliyette Daha Da Artar.Böyle Durumlarda Kalbin Işinin Artması Dakikadaki Atım Sayısı-Kasılması Da Artar.
Yukarıdaki Açıklamaya Çalışmaya Çalıştığımız Özelliklerden Ötürü Hipertansiyonlu, Kalp Yetmezlikli, Koroner Arter Hastalıklı Ve Tedavi Altındaki Hastların Şunlara Dikkat Etmleri Uygun Olur.
Fazla Sicağa Maruz Kalmayiniz.Yürüyüş Ve Gezintilerinizi Sabah Erken Veya Akşam Serin Saatlerde Yapiniz.

Günlük Su Alımınız Kısıtlanmış Bile Olsa,Yazın Çok Sıcak Zamanları_Da Ve Aşırı Terlediğıniz Dönemlerde Su Kaybınız Artacağı İçin Yeterli Suyunuzu (Günde Ortalama 2-2,5 Litre)
Terle Birlikte Vücudun Elektrolit Kaybı, Özellikle Sodyum (Tuz) Kaybı Fazla Olacağı İçin-Tuz Kısıtlamalı Bir Rejim İçindeyseniz Doktorunuzun Fikrini Alarak Yemeklerinize Biraz Tuz İlave Edebilirsiniz.

Deniz Kıyısında Tatilde İseniz, Kumda Yatıp, Güneş Banyosu Yapmayınız.
Denize Sabah Veya Akşam Üzeri Giriniz.
Denizde Uzun Süre Yüzmeyiniz.
Eğer Denizde Dalma Alışkanlığınız Varsa Dalmayınız.
Tok Karnına Denize Girmeyiniz.
Fazla Yaglı, Kızartmalı, Ağır Gıdalar Yerine, Bol Sebze, Haşlama Veya Izgara, Hafif Gıdalar Tercih Ediniz.
Eğer Diabetes Mellitusunuz (Şeker Hastalığı) Yoksa Bol Meyva Yiyiniz.
Bacaklarınızda Kronik Venöz Yetmezlik (Varis) Varsa, Denizde Belinize Kadar Olan Bir Su Seviyesinde Yürüyüş Yapınız.
Asla Kum Banyusu Yapmayınız.
Hipertansiyonlu İseniz, Tansiyon İlacınız Fazla Gelebilir, Dozunu Doktorunuza Tekrar Sorunuz.
Aşırı Sıcaklarda Ritm Bozuklukları Olabılir.

Bu Kurallara Uymadığınız Takdirde Hangi Sebeple Meydana Gelmiş Olursa Olsun Kalp Yetersizliğiniz Kaybolmuşken Yeniden Ortaya Çıkabilir, Hafiflemişken Ağırlaşabilir.
Sükün Bulmuş, Kaybolmuş Kalb Ağrılarınız (Angina Pectoris) Yeniden Başlayabilir.
Deniz Ve Sicağa Karşilik Serin Yayla Tatilini Tercih Edebilirsiniz


HİPOTANSİYON, DÜŞÜK TANSİYON
tansiyon düşüklüğü Büyük tansiyon, 11'den aşağı düştüğü zaman tansiyon düşüklüğü vardır. Bu duruma tıp dilinde hipotansiyon denir. tansiyon, ateşli hastalıklar sırasında, büyük kanamalardan sonra, iç salgı bezi bozukluklarında veya herhangi bir hastalıktan sonraki iyileşme döneminde düşer.
Bazı kadınların aybaşı hallerinde, veya sıcakta fazla ter kaybından sonra veya sinirli kimselerde de tansiyon düştüğü görülür. Devamlı olarak tansiyon düşüklüğü önemli bir hastalığın işareti olabilir.
Halk dilinde vertigo denen baş dönmelerinin nedenleri çeşitlidir.
Bunlardan başlıcaları şunlardır:
Kulak ağrısı.
Araç tutmaları.
Ani hava değişimi.
Bazı göz hastalıkları.
İlaç zehirlenmeleri.
Düşük veya yüksek tansiyon.
Damar sertliği ve bazı kalp hastalıkları.
Kansızlık ve kan hastalıkları.
Mikrobik hastalıklar.
Beyin hastalıkları.
Sara ve bazı ruh hastalıkları.
Tedaviye başlanmadan önce hastalığın gerçek nedeninin tespit edilmesi gerekir. Baş dönmelerine yapılacak ilk iş hemen oturmak veya öne eğilmek ve mümkünse hemen yatmaktır. Baş dönmesi sık sık oluyorsa mutlaka bir doktora gitmek gerekir.

Kulak çınlaması, kulak uğultusu veya kulak vızıltısına, tıp dilinde tinnitus denir. Çok çeşitli nedenleri vardır. Bunlar arasında, kulak kiri, içkulak iltihabı, ortakulak iltihabı, menier hastalığı, ateşli hastalıklar, yorgunluk, zafiyet, bazı ilaçlar, yüksek veya düşük tansiyon sayılabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir.

Kan basıncına tansiyon denir. Kalp her kasılışında belirli miktardaki kanı atardamarlara pompalar. Bu sırada da, kan basıncı en yüksek seviyeye çıkar. Buna büyük tansiyon denir. Kalbin iki kasılışı arasında geçen zaman içinde ise, kan basıncı en düşük seviyeye iner. Buna da küçük tansiyon denir. Büyük tansiyon ile küçük tansiyon arasındaki fark da nabız basıncını gösterir. tansiyon yaşa bünyeye ve tansiyon ölçüldüğü andaki ruhi veya bedeni duruma göre farklılık gösterir. Yaşlandıkça tansiyon yükselmesi normaldir.

4/15/2008

DELİKSİZ UYKU

7-8 saatlik deliksiz bir uykunun sırrı nedir merak ediyormusunuz???
Yatmadan yaklaşık 1.5 saat önce mutfağa dalın.Ancak öyle her bulduğunuzu yiyeceksiniz gibi bir yanlışa kapılmadan dalın…
Yaklaşık 200 kalori civarındaki bazı sihirli yiyecekler ile hem sindirim sisteminizi yormamış olursunuz, hem de kaslarınızı gevşetip, sakinleşirsiniz.
Serotonin ve melatonin hormonları sayesinde ise deliksiz bir uykuya kavuşursunuz. Aşağıdaki listeden 1 veya 2 adedi geçmeyecek şekilde dilediğiniz seçimi yapmakta özgürsünüz!

1: MuzAçık olarak söylemek gerekirse sarı bir poşet içindeki uyku hapları olarak adlandırabiliriz. Seratonin ve melatonin dışında aynı zamanda magnezyum içeren bu meyve, kaslarınızı gevşetip sizi rahatlatır.

2: Papatya ÇayıSizi yatağa huzurlu bir şekilde yatıracak bir çaydan bahsediyoruz. Sakinleştirici özelliği sayesinde papatya çayı , kaygılı ve sinirli bir bünyenin en iyi panzehiridir.

3: Ilık SütEvet çok duyduğunuzu biliyoruz…Fakat bu bir mit değil, gerçektir. Süt içeriğinde bulunan ve tripsin etkisiyle serbestlenen ve organizma için gerekli bir aminoasit olan triptofan sayesinde beyniniz yatışır ve daha sağlıklı bir uykuya dalarsınız. Elbette ki sıcak sütün yıllardır duyduğumuz birçok iyileştirici özelliği sayesinde psikolojik bir etkileşim de duyabilirsiniz.

4: BalBitki çayınızın veya ılık sütünüzün içine atacağınız bir çay kaşığı kadar balın etkileri hiç de göründüğü kadar küçük değildir. İçeriğindeki şeker her ne kadar vücudu hareketlendirmeye niyetlense de, az miktarda glikoz oreksine dur işareti yapar. Oreksin son zamanlarda keşfedilmiş ve beyni hareketlinderen bir nörotransmiterdir.

5: Patates Az miktarda fırında pişirİlmiş patatesin iyi bir gece uykusuna yardımcı olabileceğini pek sık duymadığınızı biliyoruz. Midenizi yormayacağı gibi, içeriğindeki tripofan sayesinde asit seviyesini düşürür. Etkiyi daha da artırmak için sütle birlikte püre kıvamına getirip yiyebilirsiniz.

6: Yulaf UnuYulaf içeriğindeki melatonin sayesinde iyi bir uykunun en iyi ilaçlarındandır. Bir miktar Akçaağaç şerbetiyle karıştırsanız hem de lezzeti ile sizi büyüleyecektir.

7: Badem Bir avuç kalp dostu bu yemişlerden yediğiniz takdirde, sizi tatlı bir şekerlemeye götüren yolculukta en büyük yardımcınızı bulmuş olacaksınız. Hem tripofan içeriği hem de uygun ölçüde içerdiği kalsiyum sayesinde kaslarınızın rahatlamasına yarar.

8: Keten Tohumu Hayat bazen ters gittiğinde ve siz de kendinizi kötü hissettiğinizde, 2 kaşık keten tohumunun sizlere yardımcı olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Süt veya yoğurt içine katabileceğiniz keten tohumu, omega 3 yağ asitleri açısından zengindir ve doğal bir moral verici etkisi bulunmaktadır.

9: Kepek Ekmeği Bal kattığınız çayınız ile birlikte yiyeceğiniz bir ince dilim kepek ekmeği, vücuttaki insülinin biraz serbest kalmasına ve tripofan ile seratonininize ‘’uyku vakti’’ mesajını yollamasını sağlamaktadır.

10:Hindi Güzel bir uykunun 2-3 saat öncesi, bir ince dilim kepek ekmeği üzerine koyacağınız küçük bir parça haşlanmış hindi eti yararlı olacaktır. İçeriğindeki tripofan sayesinde midenizde çok miktarda protein olmadığı zamanlarda bile sizi rahatlatır.

Uyku ihtiyacı yaşa göre değişir
Her gün uyumamız gereken süre, yaşa göre farklılık gösterir. Yaş ilerledikçe uyku ihtiyacı azalır. Çocuklar ve gençlerin uyku ihtiyaçlarıyla süreleri ise daha fazladır. Aşağıdaki sıralamayı aklınızdan çıkarmayın. Eğer yaşınıza bu süreler uymuyorsa, uykusuzluk çekiyorsunuz demektir:
- 19-30 yaş: 7.5 saat
- 33-45 yaş: 7 saat
- 50-70 yaş: 6 saat
- 70 yaşın üzerinde: 5 saat


SAMAN NEZLESİ
Saman nezlesi tanımı yanlış isimlendirilmektedir. Çünkü saman bu olaya neden olmaz.
Hastalık; akan kaşınan burun ve göz, hapşırma, boğaz kaşıntısı ve burun, boğazda çok miktarda akıntıdan oluşmaktadır. Havayla solunan parçaçıklara karşı gelişen allerji buna neden olmaktadır. Yaz gribi ise bilinen grip (Virüs enfeksiyonları) den farklıdır, gribin aksine saman nezlesi gibi havadaki parçaçıklara karşı gelişen bir alerjidir.
Saman nezlesi ve yaz gribi tıp dilinde allerjik rinit olarak bilinen durum için kullanılan yaygın isimlerdir. (Rinit, burun iltihabıdır.) Her yıl çok sayıda insan allerjik rinite yakalanmaktadır. Bazıları çok hafif atlatırken bazıları için çok ağır geçmekte, işlerini engellemekte ve yaşam kalitesini bozmaktadır.

ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR?

Bir bitki veya hayvana ait bir parçaçık vücüda girerse (gözü kaplayan zardan, burun veya boğazdan) bu istilayı önlemek amacıyla bağışıklık sistemine ait bir yanıt gelişir. Normal şartlar altında bu yararlı, doğal bir korunmadır. Bununla birlikte bazı kişiler bir takım maddelere karşı aşırı reaksiyon göstermektedir. Bu maddelere allerjen, kişilere ise allerjik denilmektedir. Bu olay ailevi olarak görülme eğilimi göstermektedir. Allerjenler vücudu antikor yapmak üzere uyarırlar. Bunlar daha sonra allerjenlerle birleşerek, vücudda bu şekilde istenmeyen etkilere yol açan bazı kimyasal maddelerin salgılamasına neden olurlar. Histamin bunlar içinde en iyi bilinen kimyasal maddedir. Bu madde burun zarlarının şişmesine, kaşıntıya, tahrişe ve aşırı miktarda sümük oluşmasına neden olur.

HANGİ ALLERJENLER RİNİT YAPAR? Havada taşınabilecek kadar küçük ve hafif olan hayvan ve bitki proteinleri gözümüz burnumuz ve boğazımızdaki zarlar üzerinde birikirler. Polenler, mantar sporları, hayvan tüyleri ve ev tozu bu parçaçıkların en sık rastlananlarındandır.
HANGİ POLENLER SORUN OLUR? İlkbaharın erken dönemlerinde saman nezlesine polenler yada çevrede sıklıkla rastlanan ağaçlar neden olmaktadır. İlkbaharın geç dönemlerinde ise polenler çayırlardan kaynaklanmaktadır. Renkli süs bitkileri nadir olarak allerjiye neden olmaktadır. Çünkü onların polenleri havayla taşınamayacak kadar ağırdır. Bu bitkilerin polenleri bir yerden bir yere böcekler tarafından taşınmaktadır. (arılar, kelebekler) Bazı bitkiler ise Ağustosun sonunda polen vermeye başlarlar. Bu eylül ayı boyunca devam eder. Kimi zaman ekim ayına kadar veya ilk soğuklara kadar polen verdiği olur.

MANTAR NEDİR? Mantarlar ekmeği küflendiren, meyvaların bozulmasına neden olan küflerdir. Aynı zamanda kuru yapraklarda, çayırlarda, samanda, tohumlarda diğer bitki ve toprakta da bulunurlar. Soğuğa dirençli oldukları için allerji sorunu uzundur ve karın toprağı kapattığı dönemler dışında tüm bir yıl sporları havada bulunur. Ev içinde mantarlar ev bitkilerinde ve onların saksı toprağında yaşar. Bodrum katları ve çamaşır odaları gibi nemli yerlerin yanı sıra peynirde ve mayalanmış içkilerde de bulunurlar.

TÜM YIL BOYUNCA SAMAN NEZLESİ NASIL DEĞİŞİR? Allerjenler hayvan artıkları (kediler, köpekler, atlar, yün) kozmetik malzemeler, mantarlar, yiyecekler ve ev tozlarıda dahil olmak üzere bütün yıl boyunca bulunurlar. Ev tozu, mobilyalardan dökülen selülozdan, mantardan, ev hayvanlarında dökülen artıklardan ve böcek parçalarından oluşan karmaşık bir yapıdır. Allerji kışın sıcak hava sistemlerinin açılmasıyla ev tozunun etkisi altında artmaktadır.

ALLERJİ ZARARLI OLABİLİRMİ? Allerjik kişilerin soğuk algınlığına, sinüs enfeksiyonu ve kulak enfeksiyonlarına olan hassasiyetleri artmıştır. Bu hastalık onları allerjisi olmayan insanlardan daha fazla rahatsız edebilir. Hatta bazen daha ağır olarak bu kişilerde astım gelişebilir.

SİZ NE YAPABİLİRSİNİZ? İdeal olarak allerjinizin oluştuğu yerden uzakta yaşamayı seçebilirsiniz. Örneğin sadece deniz havası teneffüs edebileceğiniz bir yerde veya hiçbir şeyin yaşamayacağı kadar kuru bir iklimde yaşamanıza devam edebilirsiniz. Ne yazık ki bu ideal uygulama nadiren yapılabilir. Ancak aşağıda sıralanan kendi kendinize yardım önerileri denemeye değerdir.

1. Çimleri keserken veya ev temizliği yaparken polen maskesi takın. (birçok eczaneden temin edilebilir)

2. Isıtma ve havalandırma sistemlerindeki filtreleri aylık olarak değiştirin yada bir hava temizleme aygıtı kullanmaya başlayın.

3. Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde kapıları ve pencereleri kapalı tutun.

4. Evde bulunan bitki ve hayvanlardan uzak durun.

5. Kuş tüyü yastıkları, yün battaniye ve yün örtüleri pamuk veya sentetik maddeden yapılmış olanlarla değiştirin.

6. Gerekli olduğunda yeterince antihistaminik ve dekonjestan kullanın.

7. Yatağınızın baş tarafı yukarı kaldırılmış bir şekilde uyuyun. Bunun için yatağınızın baş tarafındaki ayakların altına birer tuğla koyabilirsiniz.

8. Genel sağlık kurallarına uyun. Hergün egzerzis yapın. Sigarayı bırakın ve diğer hava kirliliğine neden olan şeylerden uzak durun.

9.Dengeli beslenin karbonhitratları aza indirin. Dietinizi vitaminler ve özelliklede C vitaminiyle destekleyin.

10. Doktorunuzun tavsiyelerine uyun Kış aylarında iyi bir nemlendirici kullanın. Çünkü kuru ev içi havası birçok allerjik kişinin kötüleşmesine neden olmaktadır. Ancak nemlendiricide mantar üreme şansına da dikkat edin.